İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının temelini risk değerlendirmesi oluşturmaktadır. Ancak birçok işletmede risk analizi yalnızca yasal bir evrak olarak görülmekte ve sahadaki gerçek tehlikeler göz ardı edilmektedir. Bu durum hem çalışan güvenliğini tehlikeye atmakta hem de işverenleri ciddi idari yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır.
Risk değerlendirmesi; işyerinde meydana gelebilecek kazaları, meslek hastalıklarını ve üretim kayıplarını önceden tespit etmeyi amaçlar. Doğru hazırlanmış bir analiz sayesinde tehlikeler ortaya çıkmadan önce gerekli önlemler alınabilir.
Her işletmenin faaliyet alanı farklıdır. Başka bir firmadan alınan veya internetten indirilen risk analizleri gerçek riskleri yansıtmaz.
Risk değerlendirmesinin masa başında hazırlanması birçok tehlikenin gözden kaçmasına neden olur.
Sahada çalışan personel, günlük karşılaştığı riskleri yöneticilerden daha iyi fark edebilir.
Yeni makine, yeni üretim hattı veya yeni çalışma yöntemi risk analizinin güncellenmesini gerektirir.
En büyük hata, riskleri belirledikten sonra gerekli düzeltici faaliyetleri gerçekleştirmemektir.
Risk değerlendirmesi yalnızca bir belge değil, işletmenin güvenlik yol haritasıdır. Düzenli güncellenen ve uygulanan risk analizleri iş kazalarının önlenmesinde önemli rol oynar.
Risk analizi, işletmeleri hem iş kazalarından hem de yüksek maliyetli yasal süreçlerden koruyan en önemli İSG araçlarından biridir.